'HÜKÜMETİ UYARMIŞTIK' Hükümeti uyardıklarını ifade eden Bahçeli şöyle devam etti PKK'yla pazarlığı kesin, çözüm sürecini durdurun, bak örgütü güçlendiriyorsunuz dedik, dinlemediler. Türkiye'ye bomba doldurulmuş, Oslo'da itiraf edilen budur, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini teminat altına alın dedik, duymadılar. IŞİD'le adınız çıktı, Musul Başkonsolosluğumuza yapılan saldırıya ve konsolosluk çalışanlarının tutsak alınmasına sessiz kalmayın, IŞİD'e karşı gereğini yapın dedik, anlamadılar. IŞİD'le görüşmeyin, konuşmayın, lütuf beklemeyin, bedeli ağır olur dedik, aldırmadılar. Dikkat edin, Musul'da geri adım atarsanız, eşkıya sürüsü gün gelir Ankara'ya, İstanbul'a dayanır dedik, dikkate almadılar. Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nu IŞİD geliyor korkusuyla terk etmeyin, vatan toprağına leke sürdürmeyin, ecdadın kemiklerini sızlatmayın dedik; baktık ki, türbeyi kamyona yükleyip gece yarısı kaçmayı tercih ettiler. Buna da zafer dediler. Aynen İsrail'e diz çöküşü zafer diye sunmaları gibi, Şah Fırat dediler, fakat mat oldular, bölgeden dışlanmamıza yol açtılar. Yanlıştasınız, terörle müzakere değil, mücadele edin, bunda da kararlı olun dedik, gecikmeyle kulak verdiler, görünüşte bizim çizgimize geldiler. Türkiye tüm alanlarda geriledi
GELECEĞİMİZ SİSLİDİR' Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü Milli hedeflerimiz çiğnendi. ve işin daha hazini;Türkiye'nin içine Suriye, Irak, Libya kaçtı. Şehirlerimiz harabeye döndü. Türkiye rezalet ve hezimetlerde ilkleri yaşadı. Teslimiyetin zirvesine çıkanlar ülkeyi mahvetti. Tavizkarlıkta rekorlar kırıldı. Korkaklığın kahramanlık, acziyetin başarı, geri adımın zafer diye gösterildiği yılları geride bıraktık. Bugün ülkemiz, yanlış politika ve kişisel siyasi çıkarlar uğruna savaş alanına çevrilmiştir. İç ve dış politika çökmüştür. Türkiye zordadır. Egemenlik hakları darboğazdadır. Geleceğimiz sislidir. Fakat bu kötü gidişata teslim olacak, rıza gösterecek halimiz yoktur. MHP olarak, elbette demokratik ve haklı eleştirilerimizi yapacağız. Bundan yorulmayacağız




