Hayalleri Olmayanlar Geleceğe Yürüyemezler
Gençlerin tarih boyunca büyük değişim ve gelişimlerin öncüsü olduğunu vurgulayan İl Başkanı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bizler hayalperest olmayacağız ama hayallerimizden de vazgeçmeyeceğiz. Hayalleri olmayan insanlar yarınlara koşamazlar, yarını yönetemezler diyor Yahya Kemal Beyatlı bir sözünde. Hayalleri olmayanlar geleceğe yürüyemezler. Hayalleri olmayanlar dert çekemezler. Hayalleri olmayanlar uğraş veremez. Hayalleri olmayanlar bu ülkede önümüzdeki yılları planlayamazlar. Hayal, gençlerin geleceğidir. Dünyanın her noktasında, tarihin her döneminde bütün siyaseti ve geleceği şekillendiren gençler olmuştur. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Martin Luther King, 1963 yılında ‘Benim bir hayalim var’ dedi. Onun hayali, ülkesinde rengine, ırkına bakmadan 4 çocuğunu kendi değerleriyle, kişilik anlayışıyla yetiştirebilmekti. Onlara bu değer ve kişilikleriyle saygı duyulmasını istiyordu. Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizi işgale gelen düşman gemileri için ‘Geldikleri gibi giderler.’ demiştir. Hz. Peygamber’e inananların çoğunluğu gençlerden oluşuyordu. Hz. Ömer ve Hz. Ali de bunlardandı. Efendimiz Hz. Peygamber kendi yattığı yatağı Hz. Ali’ye emanet etmiştir. 21 yaşındaki Hz. Ali, cesaretle emanetine, Hz. Peygamber’e ve inancına sahip çıkmıştır. Mus’ab bin Umeyr, Mekke’nin en zengin ailesinin çocuğuydu ve Müslüman olmuştu. Önce Medine’ye göç etti ve Uhud Savaşı’nda şehit oldu. 20 yaşındaki Mus'ab bin Umeyr’in mücadelesi, inandığında gençlerin neler yapabileceğine örnektir.”
İnancınızı ve Hayallerinizi Sağlam Tutun
İl Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugünün Türkiye’sini ve 1071’i konuşacaksak, bu hayalleri niçin kurduğumuzu da düşünmemiz lazım. Bizler hayırda yarışanlar topluluğuyuz, bunu aklımızdan çıkarmamalıyız. İdeallerimiz, hayallerimiz bu temelin üzerinde yükselmelidir. İnancınızı ve hayallerinizi sağlam tutun. Unutmayın; iman varsa imkan da vardır. İmanınıza sarılarak ideallerinizi gerçekleştirin. Bu değerler için şehit oldu yüzbinler ve bizler onun için mücadele ediyoruz. Sultan Alparslan, Bizans’ın Anadolu’da zulüm yaparak hüküm sürdüğünü görmüştür. Sultan Alparslan’ın çıktığı yolda İlayı Kelimetullah’ı gönüllere nakşetmek vardı. Onlar kuru savaş ve menfaat peşinde değillerdi. Anadolu’nun her noktasına gönül erleri göndermiştir. Onlar Anadolu’daki halka Müslüman Türklerin ne kadar iyi insanlar olduğunu yaşantılarıyla anlatmıştır. Ordular toplandığında Sultan Alparslan, askerlerinin önüne çıkıp ‘burada Sultan Allah’tır. O Kadir’dir. O Hakim’dir. O isterse zafer bizimdir. Dileyen benimle gelsin. Dileyen evine dönsün.’ der. Ve zafer kazanılır şükürler olsun. Esir düşen Romen Diyojen’i serbest bırakır. Böyle bir medeniyetin mensuplarıyız. Sizlerden hassaten ricam; Sultan Alparslan’ın inandığı inanca ve medeniyet anlayışına sahip çıkmanızdır.”




